|
|
23 Nisan 2010 Günün Anlam ve Önemi
Sayın Belediye Başkanım, Değerli misafirler, kıymetli öğretmen arkadaşlarım ve bu güne anlam katan sevgili çocuklar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılışının 90. yıldönümünü gurur ve coşkuyla kutluyoruz. Tarihimizde önemli bir dönüm noktası olan 23 Nisan 1920, varlığına kastedilen yüce Türk Milleti’nin uyanışını; esaret zincirlerini kırarak, kendi geleceğine karar verdiği günü simgelemektedir. Türkiye Büyük Millet Meclisi "Egemenlik kayıtsız, şartsız Milletindir" ilkesinin oluşturduğu demokratik rejimimizin temel kurumu, ulusal egemenliğin somutlaştığı ve Millet iradesinin temsil edildiği yüce bir organdır.
Kurtuluş Savaşı'yla Ulusumuzun varlığını koruyan, Lozan Antlaşması'yla da egemenliğini sağlayan Türkiye Büyük Millet Meclisini, bu yönüyle dünya parlamentoları arasında ayrıcalıklı bir yere çıkarmayı başarmıştır.
Gazi M. Kemal Atatürk’ün, "Ulusal egemenlik öyle bir nurdur ki, onun karşısında zincirler erir, taç ve tahtlar yanar mahvolur. Ulusların esareti üzerine kurulmuş müesseseler her tarafta yıkılmaya mahkûmdurlar. Bütün cihan bilmelidir ki artık bu devletin ve bu milletin başında hiçbir kuvvet yoktur, hiçbir makam yoktur. Yalnız bir kuvvet vardır. O da millî egemenliktir. Yalnız bir makam vardır. O da milletin kalbi, vicdanı ve mevcudiyetidir.” Diyen Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nin temelindeki çağdaş anlayışı en iyi biçimde yansıtmaktadır. Geçen 90 yılda dünyada yaşanan büyük sıkıntılara, ekonomik, toplumsal ve siyasal çalkantılara karşın, Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık ilkelerinden sapmadan bugünlere gelebilmiştir.
- Milletimize, devletimize ve demokrasimize olan inancımızı koruyarak, Cumhuriyet'in dayandığı temel niteliklere ve Atatürk ilke ve devrimlerine bağlı kalarak, gereksinim duyulan reformları gerçekleştirerek, önümüzdeki dönemde mutlu, büyük ve güçlü bir Türkiye'yi yaratmamız gelecek kuşaklara karşı tarihsel sorumluluğumuzdur. -
Bütün konuşmalarında “Bugünün küçükleri, yarının büyükleri “ diyerek geleceğimizin, çocukların elinde olduğunu her fırsatta belirten Atatürk 1924’te ilk meclisin açılış tarihi olan “23 Nisan “ gününün bayram olarak kutlanmasına karar verdi. Bu tarihten 5 yıl sonra ise bu bayram çocuklara armağan edildi. Yıllarca kutlanan, dünyada çocukların sahip olduğu tek bayram, 1979’un, UNESCO tarafından “Çocuk Yılı” ilan edilmesi ile Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı uluslar arası nitelik kazanmıştır.
Sevinçlerimizi dünyanın bütün çocukları ile paylaşmaktan mutluyuz. Büyük Atatürk'ün ilkelerini meşale kabul edip elden ele, gönülden gönüle, kuşaktan kuşağa taşımalıyız. Onun inkılâpları doğrultusunda hareket etmekle ve çok çalışmakla çağdaş uygarlık düzeyine çıkabiliriz. Bütün yıkıcı faaliyetler karşısında Cumhuriyetimize sahip çıkmalıyız. Bu tür bayramları da millet olarak bütünlüğümüzü ve birlikteliğimizi gösterip coşkuyla kutlamaya devam etmeliyiz. Bugün çocuklarımıza 23 Nisan bilincini ve coşkusunu aşılamak zorundayız. Kendilerine emanet edilen değerlerin büyüklüğünü anlatmalıyız. Çünkü Cumhuriyetimizin temel değerlerine ve milletimizin bütünlüğüne yönelik saldırılar dün olduğu gibi yarın da devam edecektir.
Geleceğin yetişkinleri olarak topluma yön verecek çocuk ve gençlerimizi, demokratik toplum yapısını yaşam biçimi olarak benimsemiş, hukuka saygılı, kurallara uyan, yeniliklere açık, akıl dışılıktan ve bağnazlıktan uzak, bakış açısı geniş, özgür düşünceye sahip, sorun çözme yeteneği yüksek insanlar olarak yetiştirmeliyiz. Çağdaş uygarlık düzeyini yakalayabilmek için bu temel ilkeler vazgeçilmez koşullarımız olmalıdır.
Büyük Atatürk, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açıldığı gün olan 23 Nisan'ı, siz çocuklara bayram olarak armağan ederken, Türk çocuklarının yurt sevgisini milli değerlere olan saygısını ve çalışkanlığını biliyor ve sizlere güveniyordu.
Bayramımız kutlu olsun…
|
|